Roma’yı Düzeltmeye Çalışan Adam: 86 Günlük İmparator Pertinax’ın Trajedisi
Commodus’un öldürülmesiyle Roma, bir tiranın zulmünden kurtulmuştu. Herkes, bu ahlaki çöküşün ardından devleti toparlayacak, dürüst ve yetenekli bir lider arıyordu. O lider bulundu: Publius Helvius Pertinax. Disiplini, tecrübesi ve liyakatiyle tanınan bu yaşlı general, Roma’ya umut olmuştu. Ancak bu umut, sadece 86 gün sürecek ve imparatorluğun ne kadar yozlaştığını gösteren kanlı bir sonla bitecekti.
Bir Kölenin Oğlundan Zirveye: Liyakatle Geçen Bir Ömür
Pertinax’ın hikayesi, tam bir başarı öyküsüydü. Babası azat edilmiş bir köleydi, yani toplumun en alt basamağından geliyordu. Ancak Pertinax, kendi yetenekleriyle orduya katıldı ve basamakları tek tek tırmandı. Britanya’dan Tuna cephesine, Suriye’den Afrika’ya kadar imparatorluğun en zorlu yerlerinde valilik yaparak kendini kanıtladı. O, saray entrikalarıyla değil, bileğinin hakkıyla zirveye çıkan, sert ama adil bir askerdi. Commodus öldürüldüğünde Roma Valisi (Praefectus) olarak görev yapıyordu ve taht için en uygun aday olarak görülüyordu.
86 Günlük Umut: Roma’yı Düzeltme Çabası
31 Aralık 192’de imparator olan Pertinax, vakit kaybetmeden reformlara başladı. Örnek aldığı kişi, büyük filozof imparator Marcus Aurelius’tu. Commodus’un boşalttığı devlet hazinesini yeniden doldurmak için saraydaki lüks eşyaları, cariyeleri ve köleleri sattırdı. Senato’ya saygınlığını geri verdi ve devlet harcamalarında büyük bir kesintiye gitti. Amacı, Roma’yı yeniden disiplinli ve ahlaklı günlerine döndürmekti.
Öfkeyle Büyüyen Hayal Kırıklığı: Praetorianların İhaneti
Ancak Pertinax’ın reformları, onun sonunu hazırladı. Onu tahta çıkaran Praetorian Muhafızları, Commodus döneminin savurganlığına ve disiplinsizliğine alışmıştı. Yeni imparatordan kendilerine cömert bir “tahta çıkma bahşişi” (donativum) ödemesini bekliyorlardı. Pertinax, boş hazineyle bu parayı ödemekte zorlandı ve söz verilenin sadece yarısını verebildi. Bu durum ve Pertinax’ın getirdiği sıkı disiplin, muhafızların öfkesini çekti. Kendilerini aldatılmış hissettiler.
Saraydaki Katliam ve Kanlı Son
28 Mart 193’te, yaklaşık üç yüz öfkeli Praetorian muhafızı sarayın kapılarına dayandı. Kaçması için yapılan uyarılara rağmen, 66 yaşındaki Pertinax askerlerin karşısına tek başına çıktı ve onları ikna etmeye çalıştı. Cesareti ve hitabetiyle onları neredeyse durdurmayı başarıyordu ki, isyancılardan biri mızrağını imparatora sapladı. Bu ilk darbenin ardından diğerleri de üzerine çullandı ve Roma’yı kurtarması beklenen dürüst imparator, kendi muhafızları tarafından vahşice katledildi.
Pertinax’ın trajik sonu, Anlatika‘da incelediğimiz üzere, yozlaşmış bir sistemin, kendisini düzeltmeye çalışan dürüst bir lideri bile nasıl yok edebileceğinin acı bir kanıtıdır. Onun ölümü, Roma’yı daha da büyük bir kaosa sürükledi ve tarihin en utanç verici anlarından birine yol açtı: Praetorian Muhafızları, Roma İmparatorluğu’nun tahtını açık artırmayla en çok parayı veren Didius Julianus‘a sattı. Bu olay, Beş İmparator Yılı‘nın kanlı başlangıcı oldu.






Bir yanıt yazın