Batı Anadolu’nun Gizemli Gücü Arzava: Hititlerle Rekabeti, Luvi Kimliği ve Tarihteki Yeri!
Geç Tunç Çağı’nın Önemli Batı Anadolu Krallığı: Arzava
Anadolu’nun zengin tarihi katmanları arasında, Geç Tunç Çağı’nda Batı Anadolu’da, bugünkü Göller Bölgesi’nden Ege Denizi’ne kadar uzanan geniş bir kuşakta hüküm sürmüş olan Arzava Krallığı önemli bir yer tutar. Adının “Ormanlar Yurdu” anlamına geldiği öne sürülen Arzava, doğusunda güçlü Hitit Krallığı ve kuzeyinde hakkında daha az bilgiye sahip olduğumuz Assuva federasyonu ile komşuydu. İzmir Nif Dağı’ndaki Karabel kaya kabartmasında yer alan hiyeroglif yazıtta, anıtın Arzava bölgesindeki Hitit vasal krallıklarından biri olan Mira’nın kralı Tarkasnawa adına oyulduğu okunmuştur; bu da Arzava’nın bölgedeki varlığını ve etkisini gösteren önemli bir kanıttır.
Arzava Neresidir? Yeri ve Kuruluş Tarihi Üzerine Notlar
Arzava Krallığı’nın adı ve dönemin siyasi olaylarındaki rolü Hitit metinlerinden bilinmekle birlikte, ülkenin kesin sınırları tam olarak tespit edilememiştir. Başkentinin Apasa veya Zippasla kentleri olduğu düşünülmektedir. Apasa’nın, antik Efes kentinin daha önceki adı olduğu, Zippasla’nın ise Manisa’nın Selendi ilçesi yakınlarındaki Ters Tepe Höyüğü olabileceği tahmin edilmekteydi. Ancak bazı yeni araştırmalar, Ters Tepe Höyüğü’nün Arzava krallıkları içinde yer alan Seha Nehri Ülkesi’nin merkezi olduğunu öne sürmektedir. Arzava’nın kesin kuruluş tarihi belirsizdir; muhtemelen Anadolu’da yazılı belgelerin ortaya çıkmasından önceki dönemde var olan küçük şehir devletlerinden biriydi ve Hitit döneminde de varlığını sürdürmüştür.
Arzava Halkı: Luvi Kökenleri ve Dili
Arzava halkının Luvi kökenli olduğu ve Luvi dilinin Arzava bölgesinin belirleyici bir özelliği olduğu kabul edilmektedir. Hitit kaynaklarında Arzava bölgesi, Güney Anadolu’daki bir başka Luvi bölgesi olan Kizuvatna (sonradan Kilikya/Çukurova) ile birlikte genel olarak “Luviya” (Luvi Ülkeleri) olarak adlandırılmaktadır.
Tarih Sahnesinde Arzava: Hititlerle İlişkiler ve Gücünün Zirvesi
Hitit Krallığı kurulduktan kısa bir süre sonra, Kral Labarna döneminde (MÖ 17. yüzyıl) Arzava, Hitit hakimiyetine bağlanmıştır. Ancak devletin tamamen ortadan kaldırılmadığı ve Hititlere bağlı bir vasal devlet olarak yaşamaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Arzava Krallığı, gücünün doruğuna MÖ 15. ve 14. yüzyıllarda ulaşmıştır. Hitit Eski Krallık döneminin sonlarına doğru (MÖ 14. yüzyıl) Hititlerin Anadolu’daki egemenlik alanları daralınca, Arzava’nın bağımsızlık kazandığı görülmektedir. Hititler iç sorunlarla boğuşurken, Arzava bu dönemde Anadolu’nun en önemli güçlerinden biri haline gelmiştir. Hatta Arzava Kralı Tarhuntaradu ile Mısır Firavunu III. Amenhotep (MÖ 1386-1349) arasındaki yazışmalar (ünlü Amarna Mektupları’nın 31. ve 32. olanları Arzava ile ilgilidir), Mısırlıların o dönemde Arzava’yı Anadolu’nun egemen gücü olarak gördüğünü ortaya koymaktadır.
Bu dönemde, Hititlerin vasalı olan Güneybatı Ege sahilleri, Attarisiyas yönetimindeki Akalar (Ahhiyawalılar) olduğu düşünülen bir gücün saldırılarına uğruyordu. Hitit Kralı I. Tuthaliya (MÖ 14. yüzyıl başları), bu saldırıları püskürterek Siyanti Nehri (muhtemelen Büyük Menderes) civarını Madduwatta adlı bir vasalına bırakmıştır. Tuthaliya, bu desteğe karşılık Madduwatta’nın Arzava’yı denetlemesini istemişti. Ancak Madduwatta, kendisine yardım için gönderilen Hitit ordusunu arkadan vurup Arzava ile anlaşmış, Arzava kralının kızıyla evlenerek Arzava’nın kralı olmuş ve bir süre Batı Anadolu’nun büyük bölümüne hakim olmuştur.
Hititlerin Yeniden Yükselişi ve Arzava’nın Boyun Eğdirilmesi
Hititler toparlanıp imparatorluk çağına girdiklerinde, I. Şuppiluliuma (MÖ 1344-1322) Arzava’nın gücünü kırmıştır. Şuppiluliuma’nın ölümü ve Hitit ülkesindeki veba salgını sayesinde Arzava bir süre daha bağımsızlığını koruyabilmiş olsa da, yeni Hitit imparatoru II. Murşili (MÖ 1321-1295), MÖ 1320 yılında Arzava’yı kesin olarak yeniden Hitit hakimiyetine bağlamıştır. Hitit belgelerinde bu savaş sonunda 62.000 esir alındığı kaydedilmiştir. II. Murşili, Arzava ülkesini Mira, Hapalla, Seha Nehri Ülkesi ve Wilusa (muhtemelen Troya ile ilişkili) gibi yarı özerk yerel krallıklara bölmüştür. Bu krallıkların, Arzava Krallığı’nın bağımsız olduğu dönemde de Arzava çatısı altında varlık göstermiş olmaları muhtemeldir.
Arzava’nın Yıkılışı ve Olası Mirası
Geç Tunç Çağı’nın sonlarına doğru Anadolu ve Ege dünyasını sarsan Deniz Kavimleri’nin saldırıları, Hitit ve Troya gibi Arzava’nın da sonunu getirmiştir. Kentler harabeye dönmüş, insanlar iç bölgelere kaçmak zorunda kalmıştır. Bazı tarihçiler, Hitit İmparatorluğu’nun yıkılışından yaklaşık beş yüz yıl sonra Batı Anadolu’da ortaya çıkan Lidya Krallığı’nın, Arzava’nın kültürel ve siyasi bir devamı olabileceği görüşünü öne sürmektedirler.
Blog metinlerimizi beğendiyseniz, asıl macera Anlatika Mağaza‘da sizi bekliyor!
Yüzlerce e-kitap arasından size hitap edeni bulun ve okuma listenizi hemen zenginleştirin. Yeni yazarlar, farklı konular ve sınırsız bilgi… Hadi, Keşfet!
Anlatika E-Kitap Dünyasına Adım Atın: https://www.shopier.com/anlatika






Bir yanıt yazın