Annesinin Kollarında Öldürülen İmparator: Geta’nın Trajik Hikayesi

Tarihteki en ünlü aile portrelerinden birinde, Mısır’da bulunan Severus Tondosu’nda, imparatorluk ailesinin dört üyesi vardır: Septimius Severus, Julia Domna, Caracalla ve Geta. Ancak küçük oğul Geta’nın yüzü, antik çağda kasıtlı olarak kazınmıştır. Bu silinmiş yüz, Roma tarihinin en acımasız kardeş kavgalarından birinin ve bir imparatorun kendi kardeşi tarafından, annesinin kollarında katledilişinin trajik hikayesini anlatır.

Çocukluktan Başlayan Nefret: İki Kardeşin Rekabeti

İmparator Septimius Severus’un oğulları Caracalla ve Geta, aralarında sadece 11 ay olmasına rağmen, çocukluklarından itibaren birbirlerinden nefret ediyorlardı. Bu nefret, zamanla her alanda amansız bir rekabete ve patolojik bir düşmanlığa dönüştü. Babaları Septimius Severus, bu durumu kontrol altında tutmak için çok uğraştı. Sürekli Caracalla’nın yaşça büyük olduğunu vurgulasa da, Geta’yı da onurlandırarak ikisini de kendisine ortak vâris ilan etti. Umudu, birlikte hüküm sürmeyi öğrenmeleriydi. Bu amaçla, Roma’nın entrikalarından uzak tutmak için ikisini de Britanya’daki askeri sefere götürdü.

Beceriksiz Bir Barış: Ortak İmparatorluk

Babaları 211 yılında Britanya’da öldüğünde, iki kardeş imparator olarak Roma’ya döndü. Ancak ortak saltanatları tam bir felaketti. Birbirlerine olan güvensizlikleri o kadar derindi ki, imparatorluk sarayını ortadan ikiye böldüler, farklı kapılar kullandılar ve zehirlenme korkusuyla asla birlikte yemek yemediler. Hatta imparatorluğu coğrafi olarak ikiye bölme planları bile yaptılar; Caracalla Batı’yı, Geta ise Doğu’yu alacaktı. Ancak anneleri Julia Domna bu plana şiddetle karşı çıktı.

Annesinin Kollarında Gelen Ölüm: Saraydaki Tuzak

Bu gergin durum bir yıl bile sürmedi. Caracalla, bu ölümcül rekabete son vermeye karar verdi. 211 yılının Aralık ayında, annesi Julia Domna’yı aracı kılarak Geta’yı sarayda bir barışma görüşmesine davet etti. Geta, annesinin yanında güvende olacağını düşünerek bu tuzağa düştü. Annesinin dairesine silahsız bir şekilde girdiğinde, Caracalla’nın önceden yerleştirdiği suikastçılar üzerine saldırdı. Geta, yardım için annesine koştu ve tarihçilerin anlattığına göre, annesinin kollarında can verdi.

Hafızanın Silinişi: Damnatio Memoriae

Kardeşini öldürerek tek başına imparator olan Caracalla, bu cinayeti bir meşru müdafaa olarak göstermeye çalıştı ve Geta’nın kendisine komplo kurduğunu iddia etti. Ardından, tarihin en büyük tasfiyelerinden birini başlattı. Geta’nın destekçisi olduğundan şüphelenilen yaklaşık 20.000 kişinin öldürüldüğü söylenir. Caracalla, bununla da yetinmeyerek kardeşinin hafızasını tamamen silmek için Senato’dan bir “Damnatio Memoriae” kararı çıkarttırdı. Geta’nın adı tüm anıtlardan, yazıtlardan kazındı, heykelleri kırıldı ve paraları eritildi.

Geta’nın hikayesi, Anlatika‘da incelediğimiz gibi, Roma’da imparatorluk gücünün ne kadar kişisel ve acımasız olabildiğinin, en yakın kan bağının bile taht hırsı karşısında nasıl anlamsız kalabildiğinin trajik bir örneğidir. O, kendi politikaları veya başarılarıyla değil, bir kardeş katliamının kurbanı olarak tarihe geçti ve hafızası bile zorla silinmeye çalışıldı.


Anlatika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın

Trending

Anlatika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin