Savaştan Bıkan Ordusu Tarafından Öldürülen Kurtarıcı: İmparator Probus’un Trajik Hikayesi
Roma’nın Üçüncü Yüzyıl Krizi, imparatorluğun gördüğü en kaotik, en kanlı ve en istikrarsız dönemdi. İmparatorlar aylar içinde tahta çıkıp aylar içinde öldürülüyordu. Aurelian gibi güçlü liderlerin imparatorluğu birleştirme çabaları, suikastlarla yarım kalıyordu. İşte bu ateş çemberinin ortasında, 276 yılında, Roma’nın kaderi bir kez daha İlirya kökenli parlak bir generale emanet edildi: Marcus Aurelius Probus. Sadece altı yıl süren saltanatı boyunca, imparatorluğun her köşesindeki yangınları söndürmek için durmaksızın savaştı. Ancak ironik bir şekilde, barışı tesis etmek için ordusunu çalıştıran bu imparator, barıştan sıkılan kendi askerleri tarafından katledilecekti.
Bir Askerin Yükselişi: Doğu Ordularının Seçimi
Probus, Aurelian ve Claudius Gothicus gibi, imparatorluğun bel kemiği haline gelen Tuna (Pannonia) kökenli bir askerdi. Mütevazı bir aileden gelmesine rağmen, Valerian, Gallienus, Claudius II ve Aurelian dönemlerinde orduda hızla yükselmiş, yetenekleri ve sadakatiyle kendini kanıtlamıştı. Aurelian’ın en güvendiği komutanlardan biri olmuş, Mısır’ın Palmira’dan geri alınmasında kilit rol oynamıştı.
İmparator Tacitus’un 276’da aniden ölmesi ve üvey kardeşi Florianus’un tahtı ele geçirmesi üzerine, Doğu’daki lejyonlar bu duruma isyan etti. Onlar, Senato’nun adamını değil, kendi içlerinden birini, savaş meydanlarının kahramanı Probus’u imparator olarak görmek istiyorlardı. Probus, Florianus’un ordusunu Tarsus’ta stratejik bir hamleyle yendi ve imparatorluğun tek hâkimi oldu.
Her Cephede Savaş: İmparatorluğun Yeniden Tesisi
Probus, tahta oturduğu an, kelimenin tam anlamıyla bir ateş topunu kucağında buldu. Saltanatının altı yılının neredeyse tamamını at sırtında, bir cepheden diğerine koşarak geçirdi:
-
Galya Seferi (277-278): İlk olarak, Ren nehrini geçerek Galya’yı yakıp yıkan Franklar, Alemanlar ve Burguntların üzerine yürüdü. Acımasız ve etkili bir seferle bu Cermen kabilelerini ezerek Ren sınırının ötesine sürdü ve bölgeye geçici bir huzur getirdi.
-
İsyanların Bastırılması (279-281): Zaferlerine rağmen, imparatorluk içindeki isyanlar durmadı. Suriye’de Julius Saturninus, Galya’da Proculus ve Bonosus gibi üç farklı gaspçı, kendilerini imparator ilan etti. Probus, bu isyanların hepsini bir bir bastırarak imparatorluğun bütünlüğünü korudu.
-
Barbarların İskânı: Savaşlar yüzünden boşalan ve harap olan sınırlara (özellikle Trakya ve Moesia) yeni bir soluk getirmek için riskli bir politika izledi. Yaklaşık 100.000 Bastarn, Gepid ve Vandal gibi barbar kabilelerin, imparatorluk topraklarına yerleşmesine ve sınırları savunmalarına izin verdi. Bu, kısa vadede işe yarasa da, uzun vadede Roma için tehlikeli bir emsal oluşturacaktı.
Askerden Çiftçiye: Barış Projeleri ve Unutulmuş Bir Reform
Probus, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda bir kalkınma lideriydi. İmparatorluğun ekonomik olarak yeniden canlanması gerektiğine inanıyordu. Bu amaçla, Domitian döneminden kalma, İtalya dışındaki bölgelerde üzüm bağı yetiştirme yasağını kaldırdı. Galya, Pannonia ve İspanya’da bağcılığın gelişmesini teşvik etti.
Ancak onun sonunu getiren hamlesi, en güvendiği varlıklara, yani askerlerine olan yaklaşımı oldu. Probus, savaş olmadığında ordunun disiplinini kaybetmemesi ve ekonomiye katkı sağlaması için onları büyük bayındırlık işlerinde çalıştırmaya başladı. Memleketi Sirmium’daki (Sırbistan) bataklıkları kurutmak ve kanallar açmak için binlerce lejyoneri birer işçi gibi kullandı.

İhanet ve Ölüm: Barış İstemeyen Ordu
Bu politika, hayatlarını savaşarak geçirmeye alışmış, kendilerini imparatorluğun efendileri olarak gören askerler arasında büyük bir öfkeye yol açtı. 282 yılının sonbaharında, Praetorian Muhafız Komutanı Marcus Aurelius Carus, Ren ve Tuna birlikleri tarafından imparator ilan edildi. Probus, bu yeni isyanı bastırmak için askerlerini topladığında, acı gerçekle yüzleşti. Sirmium’da bataklık kurutma işinden bıkmış olan kendi askerleri, ona karşı isyan ettiler.
Probus, bir gözetleme kulesine sığınmaya çalıştı ancak askerleri tarafından yakalandı ve vahşice katledildi. “Gerçekten dürüst/delikanlı” (Latince: probus) anlamına gelen bu büyük imparator, imparatorluğu kurtarmak için altı yıl savaşmış, ancak barış zamanında ne yapacağını bilemeyen bir ordu tarafından öldürülmüştü.
Probus’un hikayesi, Anlatika‘da da gördüğümüz gibi, Üçüncü Yüzyıl Krizi’nin trajik bir özetidir. O, imparatorluğu kurtaran büyük İliryalı asker imparatorlar kuşağının (Claudius Gothicus, Aurelian, Probus, Diocletian) en önemlilerinden biriydi. Saltanatı, Aurelian’ın başlattığı restorasyonu devam ettirmiş, ancak kendi ordusunun ihanetiyle yarım kalmıştır.






Bir yanıt yazın