Babasının Kaderini Paylaşan Prens: Ortak İmparator Volusianus’un Hikayesi
Roma’nın en karanlık dönemlerinden biri olan Üçüncü Yüzyıl Krizi’nde tahta çıkmak, bir onurdan çok bir ölüm fermanı gibiydi. Bu trajik kaderi yaşayanlardan biri de, babası İmparator Trebonianus Gallus ile birlikte sadece iki yıl hüküm sürebilen genç Gaius Vibius Volusianus‘tu. Babasının gölgesinde kalan bu genç imparatorun hayatı, bir felaketle başladı ve bir ihanetle sona erdi.
Bir Felaketin Ardından Gelen Taç
251 yılında, İmparator Decius ve oğlu Abritus Muharebesi’nde Gotlara karşı savaşırken öldürüldüğünde, Roma ordusu komutanları Trebonianus Gallus‘u yeni imparator ilan etti. Gallus, meşruiyetini güçlendirmek için önce Decius’un hayatta kalan küçük oğlu Hostilian’ı ortak imparator yaptı. Ancak Hostilian’ın aynı yıl içinde veba salgınında ölmesi üzerine, Gallus kendi oğlu Volusianus’u “Sezar” ve kısa bir süre sonra da kendisiyle eşit rütbede bir “Augustus” (ortak imparator) ilan etti. Böylece Volusianus, imparatorluğun en kaotik anlarından birinde kendini tahtta buldu.
Babanın ve Oğulun Çaresizliği: Veba ve İstilalar
Volusianus ve babasının ortak saltanatı, Roma için tam bir felaketler zinciri oldu. İmparatorluk bir yandan tarihin en yıkıcı salgınlarından biri olan Kıbrıs Vebası ile boğuşurken, diğer yandan sınırları alev alev yanıyordu. Doğuda, Sasani İmparatorluğu Suriye’yi işgal edip Antakya’yı ele geçirdi. Batıda ise Gallus’un haraç ödeyerek barış yaptığı Gotlar, anlaşmayı bozarak Tuna’yı tekrar geçti ve Balkanları yağmaladı. Tüm bu krizler yaşanırken, baba ve oğul imparatorlar Roma’da kalmayı tercih ederek ordunun ve halkın gözündeki itibarlarını tamamen yitirdiler.
Sonun Başlangıcı: Aemilianus’un İsyanı
253 yılında, Moesia valisi Aemilianus, Gotlara karşı büyük bir zafer kazandı. Bu zaferle coşan askerleri, onu imparator ilan etti. Artık yeni ve popüler bir isyancı vardı ve ordusuyla İtalya üzerine yürüyordu.
Birlikte Gelen Son: Interamna’da İhanet
Aemilianus’un isyan haberini alan Trebonianus Gallus ve Volusianus, aceleyle bir ordu toplayarak onu karşılamak için Roma’dan ayrıldılar. Ancak iki ordu daha karşılaşmadan, Gallus ve Volusianus’un kendi askerleri, başarılı ve popüler olan Aemilianus’un tarafına geçmenin daha akıllıca olduğuna karar verdi. 253 yılının Ağustos ayında, Interamna yakınlarında, kendi askerleri tarafından düzenlenen bir isyanla hem baba Trebonianus Gallus hem de oğul Volusianus vahşice katledildi.
Volusianus’un hikayesi, Anlatika‘da da gördüğümüz gibi, Üçüncü Yüzyıl Krizi’nde imparator olmanın ne kadar tehlikeli olduğunu ve babadan oğula geçen bir hanedan kurma çabasının, lejyonların sadakati olmadan ne kadar anlamsız olduğunu gösterir. O, babasının başarısızlıklarının bedelini kendi canıyla ödeyen, tarihin unutulmuş prenslerinden biri olarak kaldı.






Bir Cevap Yazın