Senato’nun Son Umudu ve Trajik Sonu: 99 Günlük İmparator Pupienus
238 yılı, Roma İmparatorluğu için tam bir kaos yılıydı. Tiran Maximinus Thrax’a karşı Afrika’da başlayan Gordianların isyanı kanla bastırılmış, ordu İtalya’ya yürüyordu. Köşeye sıkışan Roma Senatosu, tarihte eşi benzeri görülmemiş, cüretkâr bir hamle yaptı: Teslim olmak yerine, kendi üyelerinden iki kişiyi, Pupienus ve Balbinus‘u, ortak imparator seçerek savaşı kabul etti. Bu, Senato’nun son umutsuz direnişiydi ve bu direnişin askeri lideri, sert ve tecrübeli komutan Pupienus’tu.
Sert Yönetici, Deneyimli Komutan: Pupienus Kimdi?
Marcus Clodius Pupienus Maximus, soylu bir aileden gelmiyordu ancak askeri ve idari kariyer basamaklarını liyakatiyle tırmanmıştı. Cermen sınırında valilik yapmış, Roma Valisi (Prefect) olarak görev yaparken sertliği ve disipliniyle tanınmıştı. Senato, Maximinus gibi bir askeri deve karşı durabilecek tek kişinin, yine onun gibi tecrübeli bir asker olduğuna karar verdi ve bu zorlu görevi Pupienus’a verdi.
Bölünmüş İktidar ve Halkın Öfkesi
Senato’nun planı basitti: İki imparatordan daha askeri bir kariyere sahip olan Pupienus, ordunun başına geçip Maximinus ile savaşacak; daha aristokrat olan Balbinus ise Roma’da kalarak düzeni sağlayacaktı. Ancak plan daha en başından sarsıldı. Roma halkı, Senato’nun seçtiği bu imparatorları kabul etmedi ve isyan ederek ölen Gordianların ailesinden birini talep etti. Baskılara dayanamayan imparatorlar, Gordian’ın 13 yaşındaki torununu Gordian III adıyla “Sezar” ilan etmek zorunda kaldılar.
Kazanılan Savaş ve Büyüyen Kıskançlık
Pupienus, yeni topladığı ordunun başına geçerek Maximinus’u karşılamak için kuzeye, Ravenna’ya gitti. Ancak büyük bir meydan savaşına gerek kalmadı. İtalya’yı istila eden Maximinus, Aquileia şehrinin surları önünde durduruldu. Uzayan kuşatma ve kıtlık, Maximinus’un kendi askerlerini isyan ettirdi ve tiran imparator, çadırında öldürüldü.
Maximinus’un kesik başı Roma’ya ulaştığında, Pupienus bir kahraman gibi karşılandı. Savaşı savaşmadan kazanmıştı. Ancak bu zafer, ortağı Balbinus ile arasındaki kıskançlığı körükledi. Balbinus, Pupienus’un askeri zaferini ve artan popülaritesini hazmedemedi. İki imparator, artık birbirine güvenmeyen iki rakibe dönüşmüştü.
Praetorianların İntikamı: Saraydaki Katliam
İki imparator arasındaki bu düşmanlığı fark eden birileri daha vardı: Praetorian Muhafızları. Kendi imparatorları olan Maximinus’un ölümünden ve Senato’nun başa geçmesinden nefret ediyorlardı. Pupienus’un kendine sadık Cermen muhafızlarını Roma’ya getirmesi ise bardağı taşıran son damla oldu; Praetorianlar, kendilerinin tasfiye edileceğinden korkuyordu.
Roma halkı Kapitolin Oyunları için sirkteyken, şehir boşalmıştı. Bu fırsatı değerlendiren Praetorianlar, sarayı bastı. Birbirlerinden şüphelenen Pupienus ve Balbinus, birbirlerine yardım etmek yerine kavgaya tutuştular. Muhafızlar, iki imparatoru da kolayca yakaladı. Onları çırılçıplak soyarak, işkence ederek Roma sokaklarında sürüklediler ve sonunda vahşice katlettiler. Sadece 99 gün süren saltanatları, böylece sona erdi.
Pupienus ve Balbinus’un 99 günlük saltanatı, Anlatika‘da incelediğimiz gibi, Roma’da Senato’nun gücünün artık ne kadar zayıfladığının ve imparatorluğun kaderinin tamamen lejyonların ve Praetorianların kılıçlarının ucunda olduğunun trajik bir göstergesidir. Onların ölümüyle Senato’nun son direnişi de kırıldı ve Praetorianlar, imparatorluğun tek hakimi olarak 13 yaşındaki Gordian III’ü tahta çıkardılar.






Bir Cevap Yazın